Examples of using Popon in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Popon o etek için çok büyük.
Korkunç olunca popon kasılır.
Kusura bakma bu şekilde gitmeliyim bebeğim çünkü popon çok hoş.
Dudakların hayır diyor ama popon Evet diyor.
Çok güzel, tıpkı popon gibi.
Tencereye sadece popon sığabilir.
Mükemmel bir dünyada olsak, popon daha yuvarlak olurdu.
Tanrı şahidim olsun, popon iyileşecek.
Hayır. Sanırım popon ötüyor.
Erkekler seni kotla görsün istiyorum çünkü popon acayip güzel.
Popon bana sesleniyordu.
Popon güzel. Bu aptala önlük ver.
Senin popon, senin bileceğin iş.
Senin popon DDT gibi.
Neden popon rampanın üzerinde yeni bir yolculuğa çıkarken, uyumuyorsun?
Çünkü senin popon… Vesaire, vesaire, vesaire.
Nashawn, popon nasıl?
Popon yüzünden, hayatım.
Yoksa şimdi popon donuyor olacaktı.
Popon o kadar büyük değil.