Examples of using Poseidonun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ramal, Poseidonun adamı, bizim değil.
Evet fakat ben Poseidonun Mızrağı için geldim.
Evet fakat ben Poseidonun Mızrağı için geldim.
Poseidonun bıraktığı.
Bildiğiniz gibi Poseidonun tek varisi olduğuna inanılmaktadır.
Deniz canavarları Poseidonun etki alanında olmayabilir.
Sen damarlarında Poseidonun kanı dolaşıyormuş gibi savaştın.
Sen damarlarında Poseidonun kanı dolaşıyormuş gibi savaştın.
Sen damarlarında Poseidonun kanı dolaşıyormuş gibi savaştın.
Atina Prensi ve Poseidonun oğlu Theseus Kral Minosun lanetini yok etmiştir.
Hayır. Şey, sen Poseidonun oğlusun.
Hayır. Sen Poseidonun oğlusun.
Olmaz. Gerçi sen Poseidonun oğlusun.
Denizlerin tanrıçası. Poseidonun karısı.
Denizlerin tanrıçası. Poseidonun karısı.
Evet vereceğiz… ama ben Poseidonun Mızrakı için geldim.
Üç. Ben de Poseidonun oğluyum.
Agamennonun kollukları, Athenanın zırhı… Poseidonun miğferi her şeyin Yunan.
Odesa şimdi iki tehditle yüzleşmek zorundadır; Poseidonun gazabından kurtulmak ve başka bir adam karısına sahip olmadan önce eve varmak.
Yoksa adan sonsuza dek Poseidonun denizinde gömülür. Bu adama özgürlüğünü ver.