Examples of using Postun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu kez de New York Postun kapağında rezil oldu. Huma Abedinin kocası.
Haberi patlatması ne kadar sürer? CNN ya da Postun.
Lanet New York Postun yazısındaki sendika temsilcilerine olan ödemem.
Oy yüzdeme yardımcı olmuyor. Lanet New York Postun yazısındaki sendika temsilcilerine olan ödemem.
John Mitchell Cumhuriyetçilere ait gizli bir fonu idare etmiş. Washington Postun haberine göre Başsavcılık görevini yürüttüğü sıralarda.
Her gün yeni bir şeyler yapıyorsunuz ve Washington Postun yardımını istiyorsunuz.
Üreticisine göre,'' postun doğal rengini, yeleyi ve kuyruğu… korur ve bakımını sağlarmış.
Bayan Postun kızı, yani prenses çiçeklere duvarlarda,
İnsanlar Washington Postun Watergateteki kaynağı olduğumu düşünüyorlardı.
İnsanlar Washington Postun Watergateteki kaynağı olduğumu düşünüyorlardı. Beyaz Saray, Dean ve diğerleriyle beraber olduğumu söyledim.
Üreticisine göre,'' postun doğal rengini,
kendi şeytanıyla dost, postun şeyhiyle müttefik ama hep tetik.
Bütün gazete standlarında durur, Times ve Postun bütün nüshalarını yakarız.
Morton, Bayan Lerner biliyorsa… CNN ya da Postun haberi patlatması ne kadar sürer?
Polyphemus ve Postun koordinatları.
Deutsche Postun finans kuruluşu.
Postun da bir farkı yok.
Frank Postun orada olduğunu biliyorum.
Bu Washington Postun bugünkü sayısı.
Washington Postun yorumlarına cevap vermiyorum.