Examples of using Prado in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Prado, bir grup tutuklunun senfoni orkestrası performansıyla taban tabana zıt düşen,
Puerta de Alcalá ile Prado Müzesinin çok yakınındadır.
Yılında Prado ve Reina Sofía müzelerince ortak düzenlenen bir sergide'' Mayısın Üçü'','' Guernica'' ve'' İmparator I. Maximilianın İnfazı'' aynı odada sergilendi.
Müseo del Prado, Madrid Bir Asıl Hanım porirtresi yak.
Perez Prado, Alla Pugacheva,
Ayrıca, Pradoyu öldürmen gerekiyor.
Pradonun yetkililere konuşmayacağından emin olmayı.
Bay Pradoyu temsil etmeni senden kim istedi?
Pradoyu öldürmen gerekiyor.
Pradonun, hiçbir şey bilmediğini iddia ettiğini sanıyordum.
Bill, Jackin Pradoya işkence etmesine nasıl izin verebilirsin?
Bugün Pradoya, yarın ise Toledo ve Aranjueze gidecektim.
Bu sabah sizi Pradoda El Greco tablolarına bakarken gördüm sanırım.
Pradolardan bu adam hakkında ne biliyorsun?
Oscar Pradonun Freeboyla aralarında para meselesi varmış.
Oscar Pradonun ölümünün artık geri dönüşü yok.
Ama Miguel Pradoyu öldürmek?
Oscar Pradonun Freeboyla sağlam bir nakit işi varmış.
Tempranillo içip Pradoyu ziyaret edin.
Pradonun bundan haberi var mı?