Examples of using Price in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kazanması pek olası olmayan Price kardeşler, Sal Mora ve Hayes Davenporttan oluşan hayli umut vadeden,
Bayanlar ve Baylar, Price firmasının koleksiyonu için yerlerinizi alın, Haydi!
izin verdiğiniz için çok teşekkürler, Bay Price.- Birbirimizi tanıyorduk.
o zaman neden Ronnie Price Vancouverdaki maçtan dönerken yarım kilo ot yüzünden yakalandı?
Aynı zamanda, Price Of Glory Wrestlingde üç kere
Şarkıcının beşinci stüdyo albümü The Price of Famein ikinci singleı olacaktı ancak daha sonra'' Outta My System'' şarkısının single olması kararlaştırıldı.
Evet, Price is Right için biletlerimi aldım.- Sen.
Biletlerimi aldım. The Price is Right yarışması için Evet.
Gus, Price seni istiyor,
Gus, Price seni istiyor, ikinci hatta yanında da Nerese var. Evet.
Price pahalı takım elbiselerle gezerken,… film yıldızlarıyla oynaşırken, kendi bankası varken… o nasıl oluyor da sürünüyor?
Fark etmez, çünkü gelecek hafta'' Price is Right'' a çıkıyorum.-…
The Price Is Righta çıkıp Bob Barkerı öpmek.
yepyeni arabalarında, Price köşesinde onlara tren çarptı.
The Independenttan Simon Price şunları söyledi:'' Directors Cut albümden tek bir nota dahi duyulmadan hayal kırıklığı,
San Ramon Vadisi İtfaiye Şefi Richard Price, ilçenin en yüksek ödülü olan Kaptan Süllenbergeri,
yetkilerini yönetilenlerden alarak bölgesel liderleriniz Price, Castillo, Wilson
Bu amaçla, Julio Peder Price eroin satıyorsa,
Terör haklı değil'' ABD- Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü Ned Price, yaptığı açıklamada,'' Her türlü terörizmle yüzleşmek ve onları yenmek için kararlılığımıza Türkiye ve NATO Müttefiklerimiz ile birlikteyiz'' dedi.
Albümün yönetici yapımcısı olan Stuart Price aynı zamanda Minogue, Calvin Harris,