Examples of using Prim in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Tam olarak prim ve uygun değildir.
Yrica prim, dusuk faizli ipotek.
Tam olarak prim ve uygun değildir.
Hatta Satanist Panik kazanırsa onlara prim vereceğim.
Senin. Ayrıca prim, düşük faizli ipotek.
Prim, bir şeyler hakkında konuş.
Üzgünüm, oğlum. Bu özel takiplerden prim de aldım.
Konserve fabrikasında prim alıyoruz.
Fazla zamanım yok Prim.
Arkandayım. Yarın ilk iş sana biraz prim isteyeceğim.
Belki FBIı televizyona çıktın diye sana prim vermeye ikna ederiz.
Hayır.- Gidip annemi bul Prim.
Yılda 31.000 dolar ve prim kazanıyorum.
Ama olmayacaksın. Bu senin ilk yılın Prim.
kârlar getiriyor yani prim yapıyorlardı.
Gidip annemi bul Prim.
Evet. İşini iyi yapan, iyi prim alıyor.
Belki, değil.- Prim ormanda?
Evet. Performansı yüksek olanlar iyi prim alıyor.
Tamam mı? Beni dinle Prim.