Examples of using Priz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bir keresinde priz eridi.
Bir priz arıyordum.
Bu da ne böyle?- Priz nerede?
Kadının yatağına en yakın priz dolaptakiydi.
Yerine dön, yaramaz priz!
Bu da ne böyle?- Priz nerede?
Öyle mi? Oradaki priz çalışmıyor ama.
Nereye gidiyorsun?- Priz nerede?
Teslanın ampülleri vardı 1895te priz bile yokken.
Tamam. İşte bu priz.
Yeterli priz yok.
Burada iki priz var. Bak.
Priz nerede, bilgisayar girişi nerede ben bilemem.
Priz başı, ataşlar ayakkabılar.
Tesla 1895te priz bile olmadan ampulü bulmuştu.
Parmağımı priz içine sokmak.
Priz nerede, bilgisayar girişi nerede ben bilemem.
Disleri olan priz gibi bir sey ariyorsun.
Ben priz göremiyorum, siz görüyor musunuz?
Priz başı, ataşlar… ayakkabılar.