Examples of using Proctor in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Lütfen bekleyin. Proctor telefonda, kendisi ve Harris için Miami'' ye iki adet birinci sınıf bilet… ayırtmaya çalışıyor.
Proctor telefonda ve Miamiye kendisi ve Harris için. iki tane 1. sınıf bilet ayırtmaya çalışıyor.
Dedi ki… Dedi ki… Isaac Proctor evde… odanın yerini nasıl tamı tamına bilebiliyor?
Doktor Proctor cesurca savaştı
Doktor Proctor cesurca savaştı
Kocasının ölümünü şereflendirmesinin tek yolunun Proctor ile olan savaşını kendi başına bitirmek olduğunu düşünüyor.
Diyorum ki evde Proctor Pro ile daha iyi gözlemeler yapıyorum.
Proctor ve Gambleın modelinin tamamı her zaman ortalama insanlar için ortalama ürünler yapmaktır.
Proctor senin bizi ele vereceğine dair bir fikre kapılmış, Angie.
Proctor senin bizi ele vereceğine dair bir fikre kapılmış, Angie.
onu yak gitsin.- Ya Proctor?
John Willard Martha Corey Elizabeth Howe John Proctor, Elizabeth Proctor Mary Sibber,
ile aynı sorunlarla karşılaştılar, bu da haraket ettikleri pozisyonlar arasında-- Proctor& Gamble, Accenture veya herhangi
Proctora işlerin kontrolümüz altında olduğunu söyleyebilirsin.
Proctora kontrolün bizde olduğunu göstereyim.
Şerif, cidden Bay Proctoru o psikopata vermeyi düşündüğünü söyleme?
Proctora silah verdin.
Proctorla konuşmuşsun.
Proctora mı ait?
Proctorun eski ekibinle birlikte uyuşturucu işinde olduğunu biliyor muydun?