Examples of using Prova in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Pekala millet, doğru olana kadar prova yapalım.
Prova yapıyordum. Güzel kırptın.
Prova yapan orkestrada çalıyor. O sokağın karşısındaki Evet.
Şimdi bu tanıklık açıkça düzenlemiştir Ve savunma avukatı tarafından prova edilmiştir.
Profesyonel oyuncularla ciddi prova gerektiren sahneler planlıyorum.
Sadece bu saatte prova yapabiliyorum. -Dans?
Prova için zamanım yok ki.
Prova yapan orkestrada çalıyor. O sokağın karşısındaki Evet.
Davullarımı prova ediyorum.
Onlar üç kadar prova.
O sırada siz de sağdaki prova odasına gidin.
Kendi kendinize deli gibi prova yaparsanız bunu başarabilirsiniz.
Evet. prova yapan orkestrada çalıyor.
Prova yapıyordum.- Hiç.
Bu amatörler için ise Sen clueless; Ben prova var benim intihar her ayrıntıyı.
Ordu komutanları Berline yardım haritası götürmek için prova yapıyorlardı.
Yürü!- Yürü!- Prova için terziyi çağırın!
Sabırsızlanıyorum. O halde prova yapalım. Pekala.
Evet. prova yapan orkestrada çalıyor. O sokağın karşısındaki.
Prova yapıyordun, öyle mi? Yalancının tekisin?