Examples of using Puba in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Öğle yemeği için puba gidiyorum. Stefan? Çay?
Puba geri dönelim.
Puba olanlar İrlandalılar ile alakalı.
Puba baktım ve'' aman Tanrım… ben ne yapıyorum'' dedim?
Biz silahlara ihtiyacımız yok\ve, puba gel.
Şey, neden puba gittiğimi.
Noel içkisi içmek için puba gittiğimi söylemiştim.
Bira istiyorsan, Puba git.
Dur, şunu'' Büyük Puba'' yapalım.
Hayır, akşam yemeği isterlerse, puba gidebilirler.
Bira istiyorsan, Puba git.
Bir şekilde değiştirmekten bahsediyorlardı. Geceleyin Puba gelip, kasabayı.
Dinle, Büyük Suzela puba gidiyorum.
Tamam iyi, Gidip puba gidiyoruz.
Sonunda, Richard ve ben puba vardık.
Bir şeyler yemek için puba gidiyorum.
Dün gece, Manchesters Puba Woody ile konuşmaya giden kadın ajan sen olamazsın, değil mi?
Dün gece, Manchesters Puba Woody ile konuşmaya giden… kadın ajan sen olamazsın, değil mi?
Ben şuradaki puba gidip kendi kararımı düşüneceğim. O kararını verirken.
O kararını verirken, Ben şuradaki puba gidip kendi kararımı düşüneceğim.