Examples of using Puro in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Puro kokusunu almıyor musun?
Puro yakıştı sana.
Puro kulüplerinden birinden bir sonuç çıktı.
Puro ve 75lik viski içerek hasılatı sayardı.
Adım Puro, Hi Pyuri ben Mark.
Ona puro verdim o da beni ücretsiz olarak davet etti.
Neden ağzınızda puro var?
Burası puro gişesi efendim.
Aspirin. canım puro istedi. Ayrıca…- Evet.
Amcanıza puro alırsınız. Hayır, bayım.
Burası puro barı artık.
Amcanıza puro alırsınız. Hayır, bayım.
Puro kutusunda, orta rafın sağında. Neresinde?
Felemenk Ustalarını puro markası sanıyordun.- Lütfen.
Felemenk Ustalarını puro markası sanıyordun.- Lütfen.
Puro ve viski kokuyor.
Puro ve viski kokuyor.
Puro, kitabın sırtına gizlenmiş.- Yırtılmış.
Bu puro, sigara değil.
Puro dumanı, burnuma kaçıyor. Affedersiniz.