Examples of using Radyom in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Saat dokuz Tek ışık- çalan radyom.
Radyo yok… Bol radyom var.
Maç? Üzgünüm, radyom bozuldu da.
Siz eğlenin, benim radyom var.
Benim de radyom var.
Konuşma. Hemşireyi oynayacağına… orada radyom var, ona yeni pil tak.
Springfield Ortaokulu Okul Radyosundan Lisa Simpson ödül töreninden bildiriyor.
Orada seni radyoyla oyalanırken gördüm.
Radyonu bisikletim için bana verir misin?
Çünkü radyon olması lazım ve radyo alman lazım.
Yalnız radyomuz çalışanları ve Al Bundy hariç.
Polis birilerini öldürürse radyolar hep polisin tarafını tutar.
Sweets korsan radyocu adamın profile uymadığını söyledi.
Radyomu tamir edeceğini söyleyen o'' dâhi'' de olamaz.
Michael, radyosundan uzaklaşabilir, tamam mı?
Haber bültenleri, radyolar, babama pisliğin teki diyorlar.
Radyo çalışmadığına göre, radyomuz sensin, sen şarkı söyleyeceksin.
Dünya Radyolar Günü şerefine ve kalbimde özel bir yerin var diye.
Gerizekâlıların elindeki TVler ve radyolar, gerizekâlı bir topluma yayın yapıyor?
Dünyadaki bütün radyolar tanır beni çünkü orası benim alemim.
