RAKIP in English translation

rival
rakip
düşman
bir rakibin
opponent
rakip
düşman
bir rakibe
karşındakinin
bir rakiple
hasmım
competitor
rakip
yarışmacımız
competition
rekabet
rakip
müsabaka
turnuva
yarışması
rakibimiz
challenger
meydan okuyan
rakip
bir rakibe
yarışmacı
adversary
düşman
rakip
rakibimiz
bir rakiple
bir hasım
competing
rekabet
yarışmak
mücadele
yarışıyor
yarışır
rakip
of contender
rakip
oppo
rakip
oppo adamlarınızı dışarı çıkarın
muhalefet
rivals
rakip
düşman
bir rakibin
competitors
rakip
yarışmacımız
opponents
rakip
düşman
bir rakibe
karşındakinin
bir rakiple
hasmım
rivaled
rakip
düşman
bir rakibin
rivaling
rakip
düşman
bir rakibin
adversaries
düşman
rakip
rakibimiz
bir rakiple
bir hasım
compete
rekabet
yarışmak
mücadele
yarışıyor
yarışır
rakip

Examples of using Rakip in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kendisini rakip ilân ettiği an, aniden denk oluverdik.
The minute he declared himself the competition, suddenly we were equal.
Bu rakip sadece bir Geassle savaşmak için fazla büyük ve güçlü olabilir.
Britannia is much too large and powerful an opponent to fight alone with just Geass.
Burgess rakip araştırma firmasında çalışıyormuş…
Burgess works for an oppo research firm,
Evet.- kazanmasına asla izin vermezdim. Rakip olsaydık.
I never would have let her win. If we were rivals,- Yeah.
Bu kuruluşun 483 yıllık operasyon sürecinde gördüğü tek etkili rakip.
The only efficient adversary this institution has faced in 483 years of operation.
azılı yeni rakip Dennis Reynolds mı?
fierce new competitor Dennis Reynolds?
Fakat, ona rakip bulmakta güçlük çekiyorum.
But I-I-I'm having difficulty In finding him opponents.
Ama rakip daha iyiydi
But the competitors were more efficient
Yeni rakip göründü… Nakavt.
New challenger appears.
Valla, gördüğüm kadarıyla rakip olacak bir hali yok.
Well, as far as I'm concerned, he's no competition at all.
Bir bakıma Çelik Laroiun dövüştüğü her rakip onun ölümüne bir katkıda bulunmuş oldu.
In a way, every opponent Laroi Steele fought contributed to his death.
Evet.- kazanmasına asla izin vermezdim. Rakip olsaydık.
If we were rivals,- I never would have let her win.- Yeah.
Kaç rakip öldürüldü?
How many opponents murdered?
Bu nedenle bir rakip geldiği zaman, korumak için her şeyini riske atacaktır.
So when a challenger arrives, he will risk everything to retain it.
Birbirimize rakip değiliz.
We're not competitors.
Gerçek rakip burada Papaz Ritzen.
Real competition is Pastor Ritzen.
Ama sizin gibi bir rakip bulmak gerçekten zor.
but to find an opponent like you is really hard.
Gücüne rakip olabilecek tek şey doymak bilmez iştahıdır.
Its strength rivaled only by its insatiable appetite.
İki silahsız rakip, kumda bir bıçak.
Two unarmed opponents, a knife in the sand,
Gerçekten dostça rakip kalabilmemizi tercih ederim.
I would really prefer if we could remain friendly competitors.
Results: 1728, Time: 0.0469

Top dictionary queries

Turkish - English