Examples of using Rastlamak in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ne sürpriz. Melanie, sana rastlamak.
Zorundaydı? Ölüme neden böyle… genç rastlamak.
Milesla birlikte eski sevgiline rastlamak garip olmuştur.
Gerçek delillere rastlamak nedense zor oluyor.
Ayrıca mahallede birçok anıt kalıntıya rastlamak da mümkündür.
Sorun nedir? O adama tekrar rastlamak istemiyorum.
Dr. Chumley. Size tekrar rastlamak ne hoş.
Ve George Michael da, kendi ateşli denizcisine rastlamak üzereydi.- Gob.
Dr. Chumley. Size tekrar rastlamak ne hoş.
Bir dosta rastlamak güzel.
Jung-won, sana rastlamak güzeldi.
Buna bütün evrende rastlamak kolay.
Ben bugün size rastlamak beklemiyorduk.
Şu nasıl? Selam, gerçek kovboylara rastlamak ne de hoşmuş.
Evet, arkadaşlara rastlamak zordur.
Bu kadar iyi çalan birine rastlamak çok güzel.
O adama tekrar rastlamak istemiyorum.
Memleket gibi. Yeni Dünyada viskiye rastlamak zor.
Melanie Hamilton! Sana burada rastlamak ne güzel bir sürpriz.
Memleket gibi. Yeni Dünyada viskiye rastlamak zor.
