Examples of using Realite in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ama karım ve ben, biz realite yıldızıyız, tamam mı?
Vince ve ben realite programına çıkıyoruz.
Çünkü, görüyorsunuz, bu realite.
Herkes Ninanın nerede olduğunu ve en çok da realite yıldızı.
Karım hayvanat bahçesinden kaçan hayvanları tekrar yakalayan bir adamın realite şovunu izliyor.
İşte bu noktada, realite fantaziye uyduğu zaman.
Ve ABCnin son realite şovu,'' Milyoner Ayıya Karşı'' nın yıldızları yayınımızda.
Tüm altı tefeci dükkanı realite şovunu izleyen kadının Leap Dave Williams filmini izlemediğine inanamıyorum.
Haziran ayında ablası Jessica ile realite programları Jessica& Krystalde yer aldılar.
Onların krablama endüstrisi hakkında ses getiren diğer realite şovunun adı,
Bana göre realite programlarındaki en kötü basmakalıplardan biri kadınların dekoratif olduğu fikri.
Bu ünlüler, ünlü kişilerin akrabası ya da realite şov yıldızları veya iyi Snapchat videosu çekmeyi bilen günümüzün gençleri değil gerçi Jenner bunların hepsi.
O kadar çok çocuğun var ki, o realite… şovlarındaki gibi, büyüklerin küçükleri büyütmesi gerekmez mi artık?
Biz de TVde Dünya Anamızın son günlerini realite şovlarında izlerken sevdiklerimize ümitsizce telefonlar açacağız.
Yaşındayım ve hayatımdaki en büyük başarı realite programında ikinci olan kızla yatmak.
Bak, kalk, yoksa yatağı içinde sen varken kapatırım ve yeni realite şovun'' Gerçek Yaşam.
Ve müzikal realite şovumuzu sonlandırıyor.
diğer çocuklarımız zorla soyalı peynir yiyip realite TV izliyor.
Biz de TVde Dünya Anamızın son günlerini realite şovlarında izlerken sevdiklerimize ümitsizce telefonlar açacağız.
çocuklarını görmek için televizyonda realite şovda yer alıyor.