Examples of using Reed in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Reed Harris soruşturması Senatörün tekniklerinden birini gösteriyor.
Bialik liseyi Waler Reed Junior okulunda bitirdi.
İlçenin merkezi Reed City şehridir.
Bay Reed yarım saat içinde sizi görmeye geliyordu.
Reed ve Scotty ile beraber aldık.
Reed Harris duruşması Senatörün tekniklerinden birini kanıtlıyor.
Reed. sıradaki 71-1694, Frontiero v.
Reed. sıradaki 71-1694, Frontiero v.
Reed Harris soruşturması Senatörün tekniklerinden birini gösteriyor. Bunu söyleyebilirim.
Reed, Zapata, siz benim geçmiş davalarımı araştıracaksınız. Pekâlâ.
Arabada bekle. Reed, gözün üzerinde olsun.
Reed, şu talaşlara bak.
Reed, gözün üzerinde olsun. Arabada bekle.
Yeter Reed. Körlemesine dövmelerini takip etmek tedbirsiz bir hareket.
Reed ve Scottyyle aldım.
Reed ve Scotty ile birlikte aldık.
Reed Bryantın adresini.
Sence Reed, şu dünyanın sonu hikayesinde, haklı mı?
Sence, Reed, dünyanın sonu geldi dediğinde, haklı mıydı?
Bugün Reed ve Suenun büyük günü.