Examples of using Ritmin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Şu hareketlerin, şu ritmin tadına varsana?
Dışişleri bakanı,'' yeni bir dinamik ve ritmin'' mümkün olduğunu söyledi.
Evet, kalp ritmin düzelmiş.
kalp ritmin de normal.
Kiyarüstemi, daha sonra, sahneleri bölseydi ritmin ve filmin genel yapısının bozulacağını,
Kalp ritmin yavaşlarsa… tekrar rahat nefes alabiliyorsun demektir… o zaman da tekrar kısacağız.
kalp ritmin düzensiz… ve ciddi derecede dehidre olmuşsun. Neden?
Rolling Stonedan Alan Light, albümün'' Madonnanın ritmin gücüne olan inancını kaybetmediğini'' gösterdiğini açıkladı.
Dans, iki eş arasında… hız ve ritmin müzikle uyum içinde olduğu bir dizi harekettir.
Bu arada Lisa uyuşturucu almaya zorlandıktan sonra kalp ritmin ve solunumun deli gibi oynadı.
Dans, iki eş arasında… hız ve ritmin müzikle uyum içinde olduğu bir dizi harekettir.
Sirkadiyen ritmin bozulduğunda.
Şarkıyı çeber içine alan manevî çelişme onun popülerliğine bağlanmıştır; Charles ritmin çekici olduğunu daha sonradan bir röportajda kabul etti fakat dinleyicileri cezbeden imalı sözleriydi:'' Kıza elmas yüzükle bakınız.
Shutkada, ritminizi çocukken bulmak zorundasınız.
Benim ritmimi bozdunuz.
kalp ritmi düşüyor… ve birden hızlanıyor.
Normal kalp ritmini tetiklemek için düşük enerji şoku vereceğiz.
Evet, yüksek kalp ritmi, nefes darlığı bir
Ritmimi kaybettim.
Kalp ritmini kontrol altına almalıyız, 300 ml amiodarone verildi.