Examples of using Roan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kral Roana meydan okumayı planladığını biliyoruz.
Esas sorunun Roanla değil de, Skaikruylaysa, bana meydan oku o zaman.
Roanla konuşurum.
Roanla konuşmam gerek.
Roanın ne olduğunu bilmiyordum.
Azgedanın Roanı.
Alex ve Sean, siz Roanın peşinden gidin.
Kabul et, Roanı asla bulamayacaksınız.
Şu anda Roandan şüpheleniyorum.
Skaikru ve Azgeda müttefiktir. Kral Roandan.
Kral Roandan.
Roanın arabasını bulabildin mi?
Birkhoff, Roanla ilgili ne durumdayız?
Roandan mesaj aldım.
Roanın koyduğu silah işe yaradı.
Isaac Roanın cep telefonu.
Roanın mührü, dediği gibi işe yararsa daha da şanslıyız demektir.
Skaikruların askerleri, Roanın ordusunu karşılamaya gitti.
Roanın seni yakaladığını da biliyorum.
Bizim görevimiz Roanı tahtta tutmak, bizi radyasyondan kurtarmaları için… diğerlerine zaman kazandırmak.