ROBININ in English translation

Examples of using Robinin in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Siz ve Yüzbaşı, Robinin öldürülmüş anne ve dayısını buldunuz mu?
And uncle? Did you and the captain find Robin's killed mother?
O Robinin babası.
He's… he's Robin's father.
O kim? Robinin dikkatini hak etmeyen bir manipülatif glenplurk?
It is a manipulative glenplurk that does not deserve the attention of Robin. Who is she?
Robinin bulucusunu takip ettim.
Got a lock on Robin's locator.
Robinin çantasında ne olduğunu biliyorum. Anladım!
I got it. I know what's in Robin's case!
Lily, Robinin dairesinin yedek anahtarına ihtiyacım olacak.
Lily, I'm gonna need the spare key to Robin's apartment.
Lily, Robinin dairesinin yedek anahtarına ihtiyacım olacak.
Lily, I'm going to need the spare key to Robin's apartment.
Robinin kıyafetiyle Batmandan daha iyi görüneceksin.
You will look better than Batman in Robin's outfit.
Ve Baltimore polisinin, Robinin ölümünün kaza olduğuna karar vermesiyle başladı.
That Robin's death was an accident. This after Baltimore police concluded.
Ona Robinin en iyi arkadaşı Friar Tuckın adını verdim.- Bu bir hamster.
He's a hamster. I named him Friar Tuck after Robin's best friend.
Ona Robinin en iyi arkadaşı Friar Tuckın adını verdim.- Bu bir hamster.
I named him Friar Tuck after Robin's best friend. He's a hamster.
Çünkü Robinin evine eşyalarım olmadan gitmek istemedim. Neden?
Why is that? Because I didn't want to go back to robin's without my stuff?
Evet. Bunu Robinin suçu olarak görebilirsin.
You could say that it's Robin Hood's fault. YES.
Döndüğümde Robinin becerilerinin ölçülemez derecede… gelişmiş olacağına şüphem yok.
I have no doubt that on my return, Robin's skills will have improved immeasurably.
Robinin arabasının çalındığını… ihbar etmek için aramıştım.
I was calling to report the theft of Robin's car.
Robinin arabasının çalındığını… ihbar etmek için aramıştım.
The theft of Robin's car. Uh, I was calling to report.
Ben Robinin annesiyim.
I'm Robin's mother.
Robinin katında ne sorun var?
What's with Robin's floor?
Robinin söylediklerini düşün.
Think about what Robin predicted.
Robinin yakalanmasını talep eden teskere çıkarıldı… Evet, biliyorum.
Yeah, I know. released a warrant demanding the crime fighting vigilante known as Robin.
Results: 493, Time: 0.0372

Top dictionary queries

Turkish - English