Examples of using Rock in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
O bir rock yıldızı anne… ve rock yıldızı bir insandır.
Frank orada bütün şişmanlığıyla rock yapıyor.
Adım Rock!
Rock konserlerindeki yapışkan hayranlar gibisin.
Sonra, Doris Day Rock Hudsonı öptüğünde komik bir şey söylüyor.
Doris Köpek, Rock Ağaçı öpüp diyor ki?
Standing Rock Toplama Bölgesi.
Rock müzik çalarken.
Dünyanın rock n roll merkezinde yaşıyordum.
Senin rock n rolluna.
Rock yıldızı olmak için onları terk ettin.
O zaman artık Klasik Müzik bölümlerinin Rock bölümlerine benzemeye başladığını fark etmişsindir.
Oturan Boğanın Kampı Standing Rock Toplama Bölgesi.
Seni seviyorum, Rock.
Rock and roll sever misin?
Rock n Roll sever misin?
Rock yıldızı olacaksan beni dinle.
Rock yıldızı olmalıymışım.
Sonraki ay Prince,'' Rock and Roll Hall of Fame'' unvanını aldı.
Rock partisi yaptığımızda, kalabalığa'' Oh!'' dedirt!