Examples of using Roketle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Para aktaran bir minibüs roketle vuruldu.
Yok etmek isteyen kişi dışında. Seni kırmızı bir roketle.
Kişniş tavukla, giysi roketle gider.
Duyduğunuz ses Sputnike ait. Bu sabah roketle fırlatılan bir uydu.
Amerikalı profesör Goddard roketle gökyüzünde uçtu. 1929da, Dünyada ilk defa.
Amerikalı profesör Goddard roketle gökyüzünde uçtu.
Yakıtlı hızlandırıcı roketle, mekik füzesinin yeryüzünden Geri sayımdan sonra,
bizi indirin yada ben bu roketle uçacağım yuvalarına takın!
daha sonra gazetede roketle ilgili haberleri okuruz.
O yüzden mi, roketle mahalleyi havaya uçurmaya çalıştığınız günün ertesi Dannyi ziyarete gittin?
Şerif, roketle aya gönderdikleri ilk kişi de zahmet çeker,
Uçak roketle vuruldu ve patlama yaşandı
Yavuz Sultan Selim Mahallesine dün düşen roketle bir Suriyeli çoban Kamil Cerruh ve dört Suriyeli çocuk hayatını kaybetti.
Kilise 12 Nisan 2016da atılan roketle yaralanan belediye işçisi 48 yaşındaki Mehmet Hanifi Sağlam hayatını kaybetmişti.
Elektrikli tekerlekli sandalyeleri biliriz, ama siz roketle çalişanini duydunuz mu?
Onu hatırladığım kadarıyla beş metre boyundaydı ve roketle uzaya gidiyordu.
karşılık olarak bize kendi ölümsüzlüğünü roketle ya da Wallynin kefeniyle gösteriyor.
benim patronun çocuğunu roketle vurmam, çocuğun patlaması.
Görev kontrol, fırlatma rampasından bir kilometre uzakta dolayısıyla roketle ilgili tek görebildikleri güvenlik kamerasındakiler.
Yani, buraya yapılan tüm o saldırı, İşler artık biraz… fazla garip. benim patronun çocuğunu roketle vurmam, çocuğun patlaması.