Examples of using Rossu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Albay Rosstan bir not.
Albay Rosstan talimatlar.
Glengarry Glen Rossta ya da 700 Sundaysde yok ama.
John Rosstan çaldım ve bu sabah onlarla yüzleştim.
De, Kaliforniyadaki Fort Rossta kumpanyanın bir şubesi kuruldu.
Ve Eddie Rossta, Hoganın sonraki sahtekâr polislerinden biri miydi?
Evet? Rossla aynı motosiklet çetesindeyken sevgili olduğunuzu biliyorum.
Kameralar Rossta idi.
Jake Rosstan bir mesaj gelmiş.
Bana Mike Rosstan bahsedebilir misin diye merak ediyordum.
Bakan Rosstan öncelikli arama.
Bakan Rosstan öncelikli çağrı.
Ama en üst adam Rosstu, öyle değil mi?
Scottieye Mike Rosstan bahsettiğini biliyorum.
Charlie Rossta da öyle olmuştu, o
Teknik olarak söyleyecek olursam adım General Thunderbolt Rosstu.
Benim de bir bebeğim ve Rossum var.
İkimiz de Rosstan hoşlanmıyoruz.
An2} Demek Mike Rosstan haberin var.
An2} Herkesin Mike Rosstan haberi var.