Examples of using Rossun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Rossun bilgisayarından bir şey.
Evet, karını Rossun kollarına götürmesi gibi.
Rossun öldürülmeden önce sana gönderdiği bir sürü öfkeli mesaj bulduk.
Rossun adamları seni vurmaz, değil mi? Kalk!
Kalk! Rossun adamları seni vurmaz, değil mi?
Eddie Rossun katilini nasıl yakaladığımız umrumda değil, Adı.
Rossun Georgela ilişkisinin, düğüne katılamayacağı kadar gergin olması yazık.
Rossun tebriklerini sabırsızlıkla bekliyorum.
Rossun tebriklerini dört gözle bekliyorum… tabii geri dönerse.
Sadece, Rossun suçluluğuyla ilgili şüpheleriniz var mı onu bilmek istiyorum.
Bu, Rossun kasıtlı olarak yaptığı bir provokasyon.
Ben Rossun küçük kardeşiyim Bu Monica.
Rossun ofisi terk etmesini bekleyemedim.- Evet.
Rossun burada olmasıyla bağlantısı var. Evet biz de öyle düşünüyoruz.
Rossun ofisi terk etmesini bekleyemedim.- Evet.
Rossun satması için sigara kaçakçılığı yapman gibi.
Yapman gibi. Rossun satması için sigara kaçakçılığı.
Rossun evinden bir şey duyuyorum.
Rossun bir fotoğrafı.
Rossun elli yaşındaki kütüphaneci Bayan Altmann ile öpüştüğü dedikodusunu başlatmıştın.