Examples of using Roza in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Roza bebeğini görmek istiyor.
Roza öğle yemeği götürüyorum.
Bulldog, Roza el atmak istediğini yakında kanıtlayacaktır.
Albanın profili Roza ve Zaradan tamamen farklı.
Roza ve senin için.
Karnavala gidip Roza ne olduğunu öğreneceğim.
Başından beri bana güvenmiş olan Roza.
Onu bırakmak ister misin Roza?
Hadi Roza.
seni Roza götürdüm.
Heathere kalacak bütün miras Roza gidecek.
Te Arkhangelskte, Roza Şanina da dahil olmak üzere altı Rus savaşçısının madalya grafiti portreleriyle dolu bir anı duvarı açıldı.
Roza, açık kahverengi saçları
Tamam çok az Roza benziyor ama ondan tamamen farklı birisi.
Roza yıllar sonra verdiği bir röpotajda, Komotinideki yıllarının hayatında bir dönüm noktası olduğunu itiraf etmiştir.
YK-12 bununla ne yapacak bilmiyorum ama sana ve Roza haber vermeliydim.
Da, Roza Pomerantz-Meltzer, Siyonist partinin üyesi,
diye hitap ediyorlarmış, biliyorsundur… Roza zamanla herşeyini yitirdi.
lütfen cevap ver… Roza, sevgilim… biricik aşkım.