Examples of using Rufusu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yıllar önce, senin Rufusla birlikte olduğundan şüphelendikten sonraydı.
Kardeşi Rufustu o.- Hayır.
Kardeşi Rufustu o.- Hayır.
Rufusta P51 D Mustang olduğunu biliyor muydun?
Rufusta P51 D Mustang olduğunu biliyor muydun?
Rufusta P51 D Mustang olduğunu biliyor muydun?
Rufusta P51 D Mustang olduğunu biliyor muydun?
Rufusun kendisini öldürmesini sağlayacak bir şey düşünebiliyor musun?
Rufusun uyku problemi var,
Rufusla bulunduğunuz yerden Memur Fromanskyyi görebiliyor muydunuz?
Rufusla Bode, siz burada kalın. -Ne?
Rufusla Bode, siz burada kalın. -Ne?
Rufusla Bode, siz burada kalın. -Ne?
Ve Rufustan nefret ettim.
Rufusla tanışmadan önce, bir malikanede yaşıyordum.
Rufusa ona bir şey olmayacağına söz vermiştim.
Senin için gerçekten endişelendiğim için Rufusa Brown olayını anlattım.
Bu belediye başkanının köpeği Rufustan bile daha çılgınca.
Bu yüzden sana ilk olarak Rufusla konuşman gerektiğini söyledim.
Hayır. Kardeşi Rufustu o.