Examples of using Rujla in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Rujla yazılmış ve çoraba sarılmış mektuplar yollayan bir kadın bile var.
Kendini astı. İntihar notunu rujla karnına yazdı.
Kendini astı. İntihar notunu rujla karnına yazdı.
İlk diş fırçasıyla başlar sonra rujla. Sonra banyoya yayılırsın
Kîçînî rujla ovarîz… herkes götünde pişik olduğunu sanîr, buna ne dersin?
Rujla yazılan kaltak kelimesi de dilsel olarak genelde kadınlarca kullanılır.
bir çorapla boğulmuş, alnına rujla bir'' A'' harfi yazılmış.
15 yaşındaki kızının çamaşırlarını çaldı, rujla duvarlara küfürler yazdı.
Yakutlar, rujlar, elmalar.
Rujlar, ojeler, oyun kartları.
Rujlar, ojeler, oyun kartları.
Rujlar, zayıflama programları, kadın ürünleri.
Açkças, rujlar arasnda bir fark görmüyorum.
Açkças, rujlar arasnda bir fark görmüyorum.
Rujlar. Kırmızı ve mavi.
Rujlar. Kırmızı ve mavi.
Ayrıca güzelleştirici pudralar, rujlar yağlar.
Kırmızı ve mavi, rujlar.
Kırmızı ve mavi, rujlar.
Mesela, bu kız kesinlikle hırsız olmalı… Tipine baksana, rujlar filan.