Examples of using Rujunu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Rujunu gördüm şimdi.
Sana rujunu sil dedim.
Bu da rujunu suya dayanıklı yapıyor.
Rujunu değiştirmişsin.
Bana rujunu ver.
Şimdi rujunu nereden aldığını biliyorum.
Artık rujunu nereden aldığını biliyorum.
Rujunu ver bana.
Miley, bana rujunu versene.
İki arabayı hurdaya çevirdiğine göre şimdi rujunu mahvedelim.
Sally, rujunu düzelt.
Devam et.- Rujunu değiştirmişsin.
Ucube kız. Rujunu görmelisin.
Ben gidiyorum, böylece rujunu sürebilirsin.
Çok yakışmış. Rujunu beğendim.
Jackie, bana rujunu ver.
Şahsen, Tarzan Janein çantasına gözatıp rujunu yediğinden bu yana, en az ikna edici bayan izlenimci olduğunu düşünüyordum.
Sonra rujunu almak için uzandığında eline bulaşır ve her yerin.
Amy. Ama bence Dana, Selinanın rujunu aldı.
onun rujunu yakandan silmeme ihtiyacın olursa.