Examples of using Saatlerce in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yeteneğini sadece saatlerce ve saatlerce ve saatlerce çalışarak geliştirebilirsin.
Meclis üyesinin saatlerce kaybolduğunu da söylemiştiniz.
Demek istediğim; saatlerce, vuruşları gücünü hiç yitimezdi hepside deliği bulurdu.
Biz kapatmadan saatlerce önceydi ama.
Saatlerce süren tartışmaların ardından, çok az oy farkıyla bu sonuç çıktı.
Saatlerce bekleyebiliriz.
Henry saatlerce ameliyatta olacak, Başkan Hanım.
Saatlerce modellik mi yapacaksın?
Saatlerce ileri-geri, ileri-geri,?
Saatlerce uzakta veya şehirde olabilirim.
Saatlerce TV seyreden, bir tip değilsin.
Saatlerce çalışırım, umurumda olmaz.
İnsanların bir odada saatlerce oturup dinlemesi fikrine bayılıyorum.
Saatlerce sıra bekledim.
Bak, saatlerce ortadan kaybolacak bir çocuğa daha ihtiyacım yok.
Burada saatlerce çalışıyor olmalısın.
Saatlerce orada oturmak ve bu insanlarla ilgilenmek zorundayım.
Hergün burda saatlerce oturup düşünürüm!
Seninle saatlerce konuştun.
Bazı günler saatlerce duşun altında kalıyordum. Suyu hissedip herşeyi unutuyordum.
