SALIN in English translation

saline
tuz
serum
salin
sal
sali
sale
salı
salle

Examples of using Salin in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Salin bu aksam misafirleri var.
Sal's having company tonight.
Serumdan salin?
Want an IV of saline?
Bir litre salin daha ver.
Run another liter of saline.
Salin Üç litre.
Three liters of saline.
Salin yerini senin yaktığını biliyoruz, Gino.
We know you burned down Sal's, gino.
Salin meşhur sosundan.
Some of sal's famous sauce.
Yani Salin kayıkları eroin mi taşıyor?
So Sal's boat was moving heroin?
Ana yoldaki Salin benzin istasyonuna kadar ormanda yürüdüm.
I walked through the woods, to Sal's gas station out on the main road.
Salin kalbini söküp kanlar içinde bırakmış.
He clawed out Sal's heart, and he will bleed for that.
Salin serumu başlatın.
Start an IV of saline.
Salin seni bekliyor.
Salin is waiting.
Salin blöf yapıyormuş.
Salin was bluffing.
Salin bize söyleyene kadar kimse bilmiyordu. Birinin iptal etmesi çok tuhaf.
None of us knew until Salin told us.
Bremerle Salin bizim bildiğimizden fazlasını biliyor gibi.
It looks like Bremer and Salin know a lot more than we do.
Kendinize salin solüsyonu enjekte ediyordunuz.
You have been injecting yourself with a solution of saline.
Salin yerine ringer verelim.
Give him ringers instead of saline.
Salin gözüpekliği azalsa
Sal's daredevil outlet dries up,
Salin gözüpekliği azalsa da hâlâ adrenalin peşindeymiş.
But he's still chasing that adrenaline rush. Sal's daredevil outlet dries up.
Mariah, Salin oradaydı, onu kelepçelenirken görmüş. Bilmiyorum.
I don't know. Mariah was at Sal's, saw him taken out in cuffs.
Salin kuzenini dene.
Try Sal's cousin.
Results: 148, Time: 0.0281

Salin in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English