Examples of using Salk in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Salkımda masum bir seyirci değil, Harold.
Salkım Tatlıları.
Salkım muz kazandınız!
Havaindirme, Salka atanan?
Güneşin altında olgunlaşmış salkımdır, ekmeğimizin buğdayıdır.
Radyasyonlu salkım bombaları?
Kutsal damacana! Bu çılgın salkım taşaklının bayanımla ne işi olur?
Salkım muz kazandınız! Muz!
Salkım atış!
Kase yok, salkım yok… Sap yok.
Johnny Salka her gün emekli olmuyor.
New Yorktan John Salka, Colletti ve ben aramayı bırakmadık.
O yıldız salkımı 1421 şebekesinde?
Salkımdaki tek tarçınlı bir kuru üzüm değil.
Seni gördüğüme sevindim, Salka.- Bana mı?
Salkım bombaları!
biraz periferik salkım.
Kakule ve taze salkım.
Uzanırdık, aşkımla ben… salkım söğüdün altında.
Uzanırdık, aşkımla ben… salkım söğüdün altında.