Examples of using Samur in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İstersen samur tutmak, kendin kurarsın tuzak.
Pek çok samur vurmuşsundur?
Böyle samur yakalayamazsınız.
Eğer o samur bela arıyorsa.
Samur ceketim nerede?
Çok samur vurdun mu?
Evet? Tüm samur postları tamam mı?
Bize samur postu lazım.
Ve de samur fırçaları, Heather.
İşte, bizde burada; somon, samur… kılıç balığı, mürekkep balığı falan avlıyoruz.
Masanın başına geri dön, seni samur suratlı.
Bu da bir çeşit samur.
Üstelik o bir mink değil, samur.
ama görür samur onu.
Nerede bu samur?
Şey, o… O da bir tür samur.
Ama eğer samur ve lüks bir kruvazör arıyorsanız,
Ermeni bir tüccara birkaç samur ve kunduz postu sattım… biraz biber aldık, sonra da eve tabi.
Ama eğer samur ve lüks bir kruvazör arıyorsanız, iyi, bu daha mantıklı.
FNSS Samur veya SYHK( Seyyar Yüzücü Hücum Köprüsü),