Examples of using Saradan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Belki Saradan bile fazla. Aradýðýmýzdan fazlasý olabilir.
Belki Saradan bile fazla.
Saradan hoşlanan bir çocuk var?
Belki Saradan bile fazla. Aradığımızdan fazlası olabilir.
Saradan daha bebek çıktın sen de.
Saradan öğrenebildiğim Çince olan tek şey buydu.
Saradan uzak durun!
Baba, Saradan bahsediyoruz.
Bana biraz daha Saradan bahset.
Alex, bana Saradan bahset.
Bütün sabah endişe içinde Saradan haber bekledim.
Aradığımızdan fazlası olabilir… Belki Saradan bile fazla.
Aradığımızdan fazlasına sahip olabilir… Saradan bile.
Ve yolculuk için gerekenleri alacağım. Saradan bankaya gitmek için izin isteyeceğim Neyse.
Saradan bu denli nefret ediyorsa arkadaşınız, tutuklu kadının üstüne yıkmak için -eski sevgilisiydi.
Saradan bu denli nefret ediyorsa arkadaşınız,
Merlynden nefret etmek sanki hala Saradan kalan, tutunabileceğim bir parçaymış gibi.
Gerçeği söyleyip Saradan özür dilersen hakimin önünde savunma yapma şansımız olur.
En azından seninle bir şansı olmadığını söyle ki Saradan ayrılsın!
Kızı Sarayla Meksikadan bir kaç ay önce gelmişler.
