Examples of using Schmidte in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Vasseur orta motor kullanıyor ama Schmidte bakılırsa diğerlerinin şansı yok.
Senin ağırbaşlı, oturaklı bir erkeğe ihtiyacın var… Schmidte değil.
İşimi geri almak için Herr Schmidte her yalvardığımda hep'' nein'' dedi.
Jess, kusura bakma ama burada kalıp Schmidte göz kulak olman gerekecek.
Nick, Schmidtin gerçekten arkadaşı ise Schmidte çomağını göstermesi gerektiğini hissediyorum.
Jobs, Google CEOsu Eric Schmidte, aralarındaki centilmenlik anlaşmasını hatırlatan bir e posta yazdı.
Olur da onun o buruşuk, yüzünü görürsen Bay Schmidte söyler misin, bana hala borcu olan son ödememi yapmadı.
Schmidte gore medeniyetin başlangıcından, 2003 yılına kadar ürettiğimiz bilgi miktarını, günümüzde her iki günde bir üretmekteyiz.
Vasseur orta motor kullanıyor… ama Schmidte bakılırsa… diğerlerinin şansı yok… Kız nereye gitti?
Vasseur orta motor kullanıyor… ama Schmidte bakılırsa… diğerlerinin şansı yok… Kız nereye gitti?
Jess, kusura bakma ama… burada kalıp Schmidte göz kulak olman gerekecek. Tamam, geliyorum.
Schmidtten nefret ediyorlar.
Bahsettiğin kişi Schmidtti, değil mi?
Buraya Walden Schmidtle yatmak için gelmedim.
Crane, Poole ve Schmidtteki avukatlar daima doğruluk içinde hareket ederler.
Rita Schmidtle görüşebilir miyim lütfen?
Rita Schmidtle görüşmek istiyordum.
Gelip Schmidtle tanış.
Annie, Karl Schmidtle tanış. Alman istihbaratında benim konumumda.
Dr. Schmidtle konuşmak isterim.