Examples of using Sebat in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
nezaket sebat ve sabrınızın olması gerekli.
Çünkü dürüst olalım burada olmamızın tek nedeni çünkü annemin sebat kaçınılmazdır.
Ey inananlar, bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allahı çok anın
Sana sebat etme kabiliyeti vermeseydik andolsun
enerji ver. Bilinçli sabır ve sebat ihsan eyle!
Ey inananlar, bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allahı çok anın
Eğer biz sana sebat vermemiş olsaydık, nerdeyse sen onlara birazcık meyledecektin.
İşinde sebat eden, nimetine şükreden,
GÜN Bu asinin dikkate deger büyük bir cesaret ve sebat örnegi oldugunu biliyoruz.
Onlara de ki:'' Kurânı Cebrail, iman edenlere sebat vermek, müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak için Rabbinin katından hak olarak indirdi.
gerek daha önce indirdiği kitaplara imanınızda sebat edin.
Ey iman edenler! Savaş esnasında karşı karşıya geldiğiniz düşman birliğine karşı dayanın, sebat edin ve Allahı çok zikredin ki felah bulasınız.
Kırılgan savaşçının cesaretinin ayrı bir güzelliği vardır. Yaşadıkları onca şeye rağmen sebat ederler. Hala dünyada iyilik olduğuna inanırlar.
Ey iman edenler, bir düşman topluluğu ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allahı çokça zikredin
Ey inananlar, bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allahı çok anın ki, başarıya erişesiniz.
Ey inananlar, sabredin, sebat edin, karşı durun
Sebat ve zamanlama sayesinde başarılı bir şirketimiz var işte, ama basit bir şey bu- roket bilimi değil.
Eğer biz sebat etmeseydik, nerdeyse bizi tanrılarımızdan vazgeçirecekti.” derler. Ama kendilerini bekleyen azabı gördükleri vakit,
Var gücünüzle zorlayın ve sebat edin ki çocuklarınızın bir eksiği olmasın.
sabır ve sebat gösterenleri ortaya çıkaracak ve gösterdiğiniz yararlılıkları imtihan meydanlarında örnek göstereceğiz.