SEDAT in English translation

Examples of using Sedat in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Saddam, Sedat, vs.
Saddam, Sadat, etc, etc.
WWF-Türkiye Doğa Koruma Direktörü Dr. Sedat Kalem iptal olmasa Cide regülatörünün sekiz ay boyunca Devrekani Çayı suyunun yüzde 75inden fazlasını çekeceğini hatırlattı.
WWF-Turkey's Conservation Director, Dr. Sedat Kalem, reminded Cide regulator would drain more than 75% of Devrekani Stream for eight months.
Saddam, Sedat vesaire vesaire.
Martin Luther King, Saddam, Sadat, etc, etc.
Türkiye-Makedonya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu başkanı Sedat Kızılcıklı ile bir araya geliyor.
Mehmet Ali Sahin and the chairman of the Turkey-Macedonia Inter-parliamentary Friendship Group, Sedat Kizilcikli.
Ocak 2014 tarihinde yayına geçen gazetenin kurucusu, Sedat Simavinin torunu Harun Simavidir.
The newspaper was first published on 27 January 2014, and its founder Harun Simavi is the grandson of Sedat Simavi.
Te diğer Müslüman Kardeşler Teşkilatı mahkûmları ile birlikte yeni devlet başkanı Enver Sedat tarfından şartlı olarak tahliye edldi.
He was released from prison in 1971 as part of the new president Anwar Sadat's rapprochement with the Muslim Brotherhood.
Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen“ böcek davası” nda sanıklardan Sedat Z. ve İlker U.'' kamu görevlisinin haberleşmesi gizliliğini ihlali'' ve'' siyasi ve askeri casusluk'' suçlarından toplam 7şer yıl.
Sedat Z. and İlker U. were accused of“violating privacy of public officials' communication” and“political and military espionage” in Ankara 7th High Criminal Court.
Fox Türk televizyonundan Sedat Bozkurta göre, son zamanlarda iki taraf arasında görülen işbirliği, Iraklı Kürtlerin hala sakıncaları
According to Fox Turk television's Sedat Bozkurt, the recent co-operation between the two sides would not include a common operation against the PKK in the region,
Mısır devlet başkanı Enver Sedat ile İsrail-Mısır Barış Antlaşmasını imzaladı.
leading to the 1979 Egypt-Israel Peace Treaty with Egyptian President, Anwar Sadat.
Milliyet gazetesi yazı işleri müdürü Sedat Ergin CNN Türke verdiği demeçte,'' Önümüzdeki günlerin yeni cumhurbaşkanıyla ordu arasındaki ilişkiler açısından son derece zorlu geçeceği açıktır.
It is clear that the coming days ahead will be very difficult for relations between the new president and the military," Sedat Ergin, editor-in-chief of Milliyet newspaper, told CNN Turk.
Osmanlıda Neft ve Petrol adlı kitabıyla 2006 Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülüne layık görülerek sosyal bilimler alanında ödüllendirilen,
Awarded with Sedat Simavi Social Sciences Award in 2006 for his book Neft and Petroleum in the Ottoman Empire and became one of
Ankaradaki Uluslararası Stratejik Araştırmalar Örgütü müdürü Sedat Laçiner,'' Bu saldırılar Türkleri Kürtlere karşı kışkırtmayı ve DTPyi Türk siyasi sistemine dahil edilmesini engellemeyi amaçlıyor.''
These attacks aim at provoking Turks against the Kurds, and undermine the inclusion of the DTP party in Turkey's political system," says Sedat Laciner, director of the International Strategic Research Organisation in Ankara."They want to tell Kurdish people that the only way forward
Uluslararası Startejik Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Sedat Laciner,'' PKKnın bu son saldırıları bir provokasyondur,
These recent attacks by the PKK are a provocation; Turks should be very careful in their response," International Strategic Research Institution Director Sedat Laciner warned."They
Sırrı Sakık ve Sedat Yurtdaş gibi isimlerle birlikte kendisi TBMM XIX. dönem Şırnak milletvekilliğine seçildi.
Sırrı Sakık and Sedat Yurtdaş in the Social Democratic Populist Party and was elected as the member of parliament for Şırnak in the 19th Parliament of Turkey.
Sedatı da o yönlendirmiş bize.
He is the one who led Sedat to us.
Bankalar Sedatın açık-kapı politikası sayesinde ülkeye sokulmuştu.
The banks had been let in by what Sadat called his open-door policy.
Sedatın eski bir arkadaşı vardı emniyetten.
Sedat has an old friend from the police department.
Enver Sedatı öldüren grup.
The group that killed Anwar Sadat.
Bence esas bu Sedatı bulmamız lazım.
I think we have to find Sedat.
Dolayısıyla hayalimiz Sedattan kurtulmaktı.
Therefore our dream was to get rid of Sadat.
Results: 86, Time: 0.0284

Sedat in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English