Examples of using Sepetten in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Natasha benim hediye sepetimi çaldı ve bu yüzden sarhoş oldu.
Tüylü sepetimi ya da çıngıraklı topumu kaybetmek istemem!
O sepette bir haftalık yiyecek var.
Şu çiçek sepetleri olan?
Gregorynin sepetinde mantar parçaları vardı.
O sepette başka bir şey yok mu?
Piknik sepetinde kement varsa hayvanın birini boynundan yakalayabilirim.
Sepetine baksanıza, pek de güzel bir hayatı yokmuş.
Dikiş sepetimi getir Edna.
Çamaşır sepetinden almış işte.
Tom piknik sepetinden bir sandviç çıkardı ve Maryye uzattı.
Tom piknik sepetinden bir sandviç çıkardı ve onu yemeye başladı.
Toki, sepetinin içine baksana.
Bu sepetleri doldurabilirsin mesela!
Çiçek sepetim için çiçek toplamamda bana yardım etti.
Sanırım önceden sepette sandığından daha çok yumurta vardı.
Sepetimi unuttum.
Şu sebze sepetinde ne var?
Artık bir hediye sepetinden fazlasını hak ettiğini düşündük.
Rahibin sepetinin boyutlarını fark ettin mi?