Examples of using Setteki in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Setteki o kız vardı ya?
Bu hafta setteki davranışlarınla ilgili raporlar aldım.
Peki, setteki en değerli eşyalar neler?
Ama Charmaine setteki malzemeleri benim çaldığımı… söyleyince fikrim değişti.
Setteki dövüşlerin sahte olduğunu bilmedikleri için de… aynı sahneleri şiddetle canlandırıyorlar.
Val setteki değişiklikler sence uygun mu?
Val setteki değişiklikler sence uygun mu?
Setteki en seksi kadın sen olacaksın.
Babam setteki en harcanabilir adam.
Setteki adam sadece baskı altında içtiğini söyledi.
Setteki Lucille mi?
Setteki tüm ufak tefek işleri yaptım.
Setteki sahte burbon değil miydi?
Bu setteki herhangi biri olabilir.
Bana setteki o bağlayıcıyı ver.
Val setteki değişiklikler sence uygun mu?
Setteki yangın baltası.
Akşam saat 9da, setteki karavanımda.
Gün ışığına açardık gözlerimizi yeniden, setteki ışıklar gibi.
Sanırım silahı o setteki biri koydu.