Examples of using Sidikli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dikkatli ol. Yerler bir parça sidikli.
Yoksa damat kaçardı herhalde, Sidikli.
Onun sidikli pijamalarını yıkayan benim.
O bendim işte, Sidikli Raymond.
O sidikli kızın başını belaya sokacaksın, biliyorsun değil mi?
Sidikli ve boklu bir konum oldugunu soylüyorum.
Ama sen, Sidikli Franklin sen bir erkeksin ve kimseyi de kandıramıyorsun.
Sidikli saçı, hatırladın mı?
Seni aptal sidikli çocuk!
Aptal sidikli çocuk!
Ne de sizin sidikli hareket eden tablolarınıza.
Charlie, sidikli bir çömleğin yok.
Ona neden sidikli dediklerini öğrenmek ister misin?
Hayır, sidikli çocuk şekerleme için yukarı çıkmış.
Seni sidikli!- Bok herif!
Bir sürü aptal sidikli çocuk gibi, yıllar boyunca. Ach.
Senin sidikli dostun hala kayıp değil mi?
Sidikli dostumuzu gece olmadan götürmemiz lazım. Gidelim, şimdi.
Sidikli dostumuzu gece olmadan götürmemiz lazım. Gidelim, şimdi.
Evet evet'' sidikli.