SINIRLENIP in English translation

got angry
sinirlenir
kızmaz
öfkelen
kızıyorsun
kızarım
gets pissed
get mad
sinirlendiğini
kızmayacağına
sinirlenebiliriz
kızabilir
kızıyorsun
annoyed
eziyet
rahatsız
kızdırıyorsun
sinirlendiriyorsun
sinir
interrupt
the nerve
sinir
cesareti
cüret
i'm gonna get frustrated

Examples of using Sinirlenip in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Arkana yaslanıp onun sürtüğü olabilirsin… ya da yeterince sinirlenip bu konuda bir şeyler yapabilirsin. Pes ettin.
You can sit around and be his bitch… or you can get mad enough and do something about it. You have given up.
Ama sonra sinirlenip ona sapık dedi.
But then she had the nerve to call him a creep,
Bir gün sinirlenip kafayı taktığım önemsiz bir şey yüzünden durduk yere sana bağıracağım.
Over something insignificant I'm fixated on. I'm gonna get frustrated… one day, and yell at you out of nowhere.
Ve o da sinirlenip, polisi çağıracak.
And she gets mad and she calls the police,
Sürekli kışkırtıyorsun, ta ki insanlar sinirlenip sana bağırana kadar o zaman da mazlum rolü oynuyorsun.
You keep provoking, until people yell at you in frustration and then you play the martyr.
Sinirlenip, çığlık atmaya başlayacağınızı düşünmüştüm… ve bağıracağınızı ve belki de beni kovacağınızı.
And hoIIerin', and maybe even fire me. I thought you was gonna get angry and start screamin.
Birçok insan buraya geliyor ve birkaç ay veriyor, sonra sinirlenip, toplanıp, kuyruklarını bacaklarına kıstırıp eve dönüyorlar.
Most people come down here and they give it a couple of months, they get frustrated, so they pack up and go home with their tail between their legs.
yaptığınızı biliyorum Annemle seks yaptınız ardından babamın tüm parasını çaldınız O da çok sinirlenip, annemi öldürdü Sonra da kendini.
You had sex with my mother, and then you stole my dad's money all away. So he got angry, and he killed my mother.
Ama onun yerine sinirlenip duruyor. Ve herkesin annesinin ölümüne bir kaza demesine alınmadan edemiyor.
But instead he's all angry, and it doesn't help that everyone keeps referring to his mother's death as an accident, which is really
Ama o sinirlenip.
But he winds up.
Bana sinirlenip durmayı bırak.
Quit getting pissed at me.
Sinirlenip kırıp dökmeye başlayacaklar.
They get angry and start breaking things.
Malum sinirlenip gitti, senin yüzünden.
My Malu left in anger because of you.
Senin sürekli sinirlenip bağırmandan bıktım usandım artık.
I'm so tired of you getting angry and yelling all the time.
Sen ona sinirlenip her şeye boş verebilirsin.
You can be angry all you want.
Bir adam sinirlenip, bir şey yaptığımı söyleyebilir.
The man could get mad, say I did something.
Terslenen erkek arkadaşı sinirlenip hırsını kafası güzellerden çıkaracak.
Her jock boyfriend's gonna get frustrated, take it out on the Stoners.
Sinirlenip, öfkelenir ama kim sinirlenmez ki?
He gets frustrated and angry because who wouldn't?
Öldü. Fahişeliği bırakmak isteyince babam sinirlenip onu öldürdü.
She died. She wanted to quit being a hooker and my dad lost it on her.
Çevrenizdeki insanlara sinirlenip böyle konuşmak sizi pişman eder.
Getting angry with people around you, saying things you regret.
Results: 23459, Time: 0.0477

Top dictionary queries

Turkish - English