Examples of using Sirkesi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yoksa tuzdan ve sirkeyi sevmeyen kaybedenlerden misiniz?
Sirkeyi denemek isteyebilirsin.
Sirkeyi fazla koymuş.
Birazcık beyaz sirkeyle dikkatlice kenarlarını ovarsam, yeni gibi olur.
Çamur ve sirkeyle karıştırıldığında, güzel saçlar için mükemmeldir.
Sirkeniz var mi?
Angelonun adamından bu sirkeyi almakla çok iyi yaptık.
Bol sirkeli patates kızartması vebir de bol ekşili soğan halkası.
Sirkeyi üstüne boca et.
Sirkeniz var mı?
Bir bezi su ve sirkeye batır, sonra da bütün vücuda kompres yap.
Ağzına kadar sidik ve sirkeyle dolusun değil mi, Jim?
Sirken var mı?
Sirken var mı? Egon?
Sirkeyi versene Carmelle.
Sirken var mı? Egon.
Şarabım sirkeye döndü.
Tuzlu su ve sirkeyle bir çözümü var, balgamı kesmeye yardımcı olur.
Az önce sirkeyle banyo yaptım.
Kenevir yağlı ve sirkeli sandviçimiz Burda biraz kenevir sütümüz var.