Examples of using Sofi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Büyükanne, Rachel ve Sofiyi bazı arkadaşlarına gösterebilir mi?
Hiç kimse önce Sofiyi ikna etmeden dul İmparatoriçeye yaklaşamaz.
Sofiye de bir tane ver, ben sana bir kutu alırım.
Sofiyle Paco neredeyse boğuluyordu.
Tamam. Sofiyi dene. Sofi. .
Seni değil, Sofiyi çağırdım.
Tamam. Sofiyi dene.
Giderdim ama Sofiyi tanımıyordum.
Ne babama ne de Sofiye ulaşamıyorum.
Sofilerin, Ömerin şehrine girmeleri tehlikeli.
Sofiye verme, kilo alır.
Sofiden daha çok dolu topladım!
Martin, duydun mu; Thomas, Sofiye dönmüş?
Oğluna ve Sofiye dönersin.
Bizim testimiz değildi ama Hindistana gidebilirsin Sofinin gözlerine sahip kişiyi bulabilirsin aynısını yapabilirsin.
Hindistana gidebilirsin ve… Sofinin gözlerine sahip kişiyi bulup… aynısını yapabilirsin.
Günaydın Sofi.
Sofi hadi.
Değiştir Sofi.