Examples of using Sofianın in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sana Sofianın adresini göndeririz.
Sofianın beyaz pasaportu bütün tarafları birleştiriyor.
Sofianın montunda bulunan makbuzu deşifre ettik.
Sofianın yanında kal, anne! Hayvan değilsiniz!
Sofianın müzik tarzı ilk albümü çıktıktan sonra değişmiştir.
Bu nedir? Sofianın doğum günü bu hafta sonu?
Sofianın çoraplarından bir çift daha getirse ölür müydü?
Ve Sofianın bir yüzü var.
Sen Sofianın babasısın.
Sofianın kısaltması mı?
Fadıl, Daniayı Sofianın cesedini gizlemeye çalışırken izledi.
Nem cihazını Sofianın odasını koyabilir misin?
Konteynırdaki kızlar Sofianın yaşındaydı.
Hamileliği öğrendikten sonra evet. Mark, Sofianın babasıydı.
O da Sofianın annesi.
Fusco, Sofianın yanında.
Ya Scyllayı verirsin, ya da Sofianın boğazının kesilmesini izler.
Su anda sadece Sofianın pazarlığını yapıyoruz.
Bu sırada herkes Sofianın bölgesini paylaşıyor.
Ben de Sofianın öğrencisiydim.
