Examples of using Sohoda in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Gracienin dükkanında alışveriş yapmak yerine SoHoda alışveriş yapıyor olabilirdim.
New Yorka taşınmış ve bir adamla birlikte Sohoda yaşıyormuş.
Arkadaşım Batsheva müthiş olduğunu söyledi. Sohoda.
Arkadaşım Batsheva müthiş olduğunu söyledi. Sohoda.
Başka bir gece, Büyük Sohoda.
Bilinmeyen bir saldırgan tarafından bıçaklanarak öldürüldü. bu sabah erken saatlerde Sohoda bir kulübün çıkışında… Sömürge Bürosunda üst düzey memur olan Paul Vanmeer.
bu sabah erken saatlerde Sohoda bir kulübün çıkışında… Sömürge Bürosunda üst düzey memur olan Paul Vanmeer.
Bilinmeyen bir saldırgan tarafından bıçaklanarak öldürüldü. bu sabah erken saatlerde Sohoda bir kulübün çıkışında… Sömürge Bürosunda üst düzey memur olan Paul Vanmeer.
Sohoda Çin mahallesinin kenarında bugün için özel olarak siparişimiz üzerine bunları yapan birini bulmayı başardık.
Sohoda içerken İskoç biriyle muhabbete girmiştim… 11 numara dazlaktı, boynunda buradan kes'' şeklinde dövmesi vardı.
Sohoda içerken İskoç biriyle muhabbete girmiştim… 11 numara dazlaktı, boynunda buradan kes'' şeklinde dövmesi vardı.
Sohoda içerken İskoç biriyle muhabbete girmiştim… 11 numara dazlaktı, boynunda buradan kes'' şeklinde dövmesi vardı.
İnsan piñata görüntüsü Queenste moda olabilir ama Sohoda insanlık suçu işlediğin için tutuklanırsın.
SOHOda çatı satın almanıza izin veren krediler,
Ve Sohoda bir sokakta yürümenin
Ulukaya 2012de Manhattanın önemli semtlerinden SoHoda, perakende yoğurt kafesi Chobani SoHoyu açtı.
Bana haftaya SoHoda yapılacak aykırı sanat sergisinde eşlik etme kibarlığını gösterir misin?
sizin ünlü çıkarsama ve gözlem gücünüz Limehouse ya da Sohoda işe yarar fakat burada Amerikada sanırım sizin boyunuzu aşıyor.
Içkinin dibine vurmuştu. Bu arada Londrada Sohoda bir melekle bir iblis.
Içkinin dibine vurmuştu. Bu arada Londrada Sohoda bir melekle bir iblis.