Examples of using Sole in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
menüye koymalıyız. Sole bonne femmenin modern bir sunumu olabilir.
Bak senin geldiğin yerde ilahi müdahale işe yarayabilir Hayır, hayır, hayır… Evet. ama ben buradan çıkmak zorundayım, Sole.
Annenin dizinde ne öğrendiğini biliyorum ve o'' O Sole Mio'' değildi.
Sole Glum Trek( 1967), Watches( 1968),
Temmuz 2014 tarihinde üçlü'' O sole mio'' ve'' This Time'' adlı şarkısını Singapur Cumhurbaşkanının Engelliler için yardım fonu oluşturduğu Star Charityde performanslarını sergilemişlerdir.
Kaliforniyada kurulmuş ve Sole Technologynin sahibi olduğu bir Amerikalı ayakkabı firması.
Eğer bize yeni katıldıysanız, şu an pazar günü yaşanan korkunç trajedi de 36 kişinin bir ayinde liderlerinin emirleri doğrultusunda kendilerini öldürmelerinin ardından hayatta kalmayı başarmış, Ulusal Birlik üyelerinden Sole ile konuşuyoruz.
ilgili bilimsel çalışmasının( Venus in sole visa) neredeyse kaybına neden olacaktı; ama bu ve diğer çalışmaları nedeniyle o, İngiliz astronomisinin kurucularından birisi olarak kabul edildi.
28 Martta eskortluk yaparak 40 mayını Little Sole Bank ve Brest çevresine dökmüştür.
Monti del Sole('' Gunes daglari'' benzeri,
Sana Valeria del Solenin kim olduğunu göstereceğim.
Bence SOLE de büyük soruların olduğu bir eğitim programına ihtiyacımız var.
SOLE Musici kapatmaya başlayacağız.
Vane bunu Solenin istediğini söylüyor.
Ve sıra 1 milyon solelik soruda.
Ne?- Soleye veya herhangi bir arkadaşına.
Bunları görüp Soleye anlatmış olmalı. Elvira buradaydı.
Solenin buna kafayı taktığını.
SOLE Müzik Nin en iyi yapımcısısın diye mi bu kadar zor seni görmek?
SOLE Müzik N benimle kontrat yaptı.