Examples of using Solosu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Az önce destansı solomun içine ettin!
Kurt, soloları kimin alacağını konseyimiz belirler.
Sana solonu göstermemi ister misin?
Soloları sen ve o yapıyordunuz, sololar hakkında yorum getiremezdin.
Han Soloya ulaştınız.
Gitar soloları, şarkılar çok hızlı.
Katya, solon bitti mi?
Onun gitar sololarını dinleyin, çok titiz ve kusursuzdur.
Albay Soloyla Wookieeyi bana teslim edeceksiniz.
Sololarının çok uzun olması mı?
Albay Soloyla arkadaşlarını buradan götüreceğim.
Evet, sololarını dinlediğin gayet açık!
Soloyla Wookieeyi buraya getirin.
Artık sololar için benimle neredeyse hiç savaşmıyor.
Amiral Han Soloya sürtük dedi şimdi.
Filmdeki klarnet soloları Klezmer üstadı Giora Feidman tarafından kaydedilmiştir.
Kimse Han Soloya sürtük diyemez.
Bayıldım. Sololar ve armoni.
Sen Han Soloya sürtük dedin.
Evet, solo için yüzünüzün yanık olmasını istemezsiniz.
