Examples of using Soloyu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Evet, eskiden bir grupta çaldığını biliyoruz ama o soloyu senin çalmış olmana imkan yok.
Biraz araştırma yaptım ve diğer takımın yaptığı şeyi gördükten sonra son soloyu kesip çalıştığımız kısmı ikiye katlayalım diyorum.
O soloyu almış olabilir çünkü onun, ona senden daha çok ihtiyacı var.
öne çıkıp soloyu istediğini söylemek istemiyor da olabilir.
geç kalırsak soloyu bana vermezler.
Şunu da açığa kavuşturalım: benim hak ettiğim soloyu, Hank Soundersa verdiği için, gizli eşcinsel Sandy Ryersonı ben ispiyonlamışım diye çıkan nefret dolu dedikoduyu düzeltmek istiyorum.
Dans solon gerçekten de berbattı.
Az önce destansı solomun içine ettin!
Sana solonu göstermemi ister misin?
Han Soloya ulaştınız.
Katya, solon bitti mi?
Albay Soloyla Wookieeyi bana teslim edeceksiniz.
Albay Soloyla arkadaşlarını buradan götüreceğim.
Soloyla Wookieeyi buraya getirin.
Amiral Han Soloya sürtük dedi şimdi.
Kimse Han Soloya sürtük diyemez.
Sen Han Soloya sürtük dedin.
Kimse Han Soloya… sürtük diyemez!
Solomu bitirip seni daha önce hiç öpülmediğin gibi öpebilirmiyim?
Kız kıza ve solodan çok para kazanabilirsin.