Examples of using Sosisli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sosisli ve fıstık ezmesi.
Sosisli değil. Hayır.
Kampüs sosisli yeme yarışmasını… kazandığımdan beri bu kadar bok görmemiştim.
Sıcak sosisli var!
Örneğin yer fıstığı, sosisli, pretzel.- Tamam.
Onunla sosisli almaya gittim.
Şu mavili sosisli adam neden birden bana kızdı böyle?
Sıcak sosisli!
Örneğin yer fıstığı, sosisli, pretzel.- Tamam.
Yemekli vagona dönüştürülen sosisli standlarının farklı olduğunu belirttin mi?
Sosisli çörek var, uzay kapsülü var… iglo var.
Sıcak sosisli var!
Örneğin yer fıstığı, sosisli, pretzel.- Tamam.
Tabii ki, domuz yağı ve sosisli suyu hariç.
Şu an sosisli bile satabilirsin nakit sıkıntını çözmek için!
Hamburger, sosisli, etli bir şeyler, bol etli.
Unutmayın, siz aptallar bana sosisli borçlusunuz.
Sana sosisli getirdim.
Sosisli sevdiğim için.
Hamburger, sosisli, etli bir seyler, bol etli.