Examples of using Spiller in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Spillere bir fincan çay getir sen.
Belediyenin merkezi Spilidir.
Parametrik olmayan regresyon veya yarı-parametrik regresyon yöntemleri, çekirdek( istatistik), spilinler ve dalgacıklar kullanılarak geliştirilmiştir.
Bir diğer iskele üzerine spile karşı sıkışmış fatura okumak için çalışır gemi yakalanması için beş yüz altın sikke sunan moored akraba katili ve onun kişinin içeren bir açıklama.
Teşekkürler Spiller.
Adım Spiller.
Bayan Spiller.
Allahtan Spiller çıkageldi.
Spiller? Bizden biri.
Spiller? Bizden biri?
Kıpırdayamadım Sonra Spiller geldi.
Bizden biri. Spiller?
Spiller öyle dedi!
Tanışmak zevk, Bayan Spiller.
Lucy Spiller özenti birisi.
Bu sonuncuydu. Spiller!
Ne yapıyorsun, Spiller?
Yeni direktör, Spiller olacak.
Lucy Spiller kimsenin dostu değil.
Şansıma Spiller beni buldu.