Examples of using Stevenin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Stevenin ıslak sandviçi!
Stevenin enfeksiyonu insanlara bulaşmaz.
Stevenin düğününü bozdun.
George Michael, Stevenin repliklerini biliyorsun, değil mi?
Stevenin kamerasını buldum.
O ses, Stevenin diger tarafindan geldi.
Stevenin enfeksiyonu insanlara bulaşmaz. Ben bir aptalım.
Prova yemeğindeki Stevenin yüzünü gördükten sonra,
Miranda aniden Stevenin listesinde olumsuz şeylerin daha fazla olacağını fark etti.
Stevenin annesi köpek pisliğine basmış.
Stevenin doğum günü.
Stevenin arkadaşları gerçekten harika.
Şey, Stevenin doğum sertifikasına göre,
Biraz akşam yemeği yaparsın, Stevenin arkadaşları aç gelir.
Niçin annem hep Stevenin odasında?
Belki her şey Stevenin işidir.
Sen ne yaptın ve neden Stevenin arabasını kullanıyorsun?
Çünkü herkes senin Koca Stevenin sevgilisi olduğunu biliyor.
Christine, genç Stevenin yanından ayrılmayacak.
Walter barmenden, Stevenin Mitzinin yerinde olduğunu öğrenir öğrenmez beni aramamanın her hangi bir nedeni var mı?- Ben?