Examples of using Strong in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
William Strongu götürdü efendim.
Trotwood ile Bayan Strongun seyahat ayarlamalarını yapacağım.
Şef Stronga söyledim, fakat o bunu duymak istemedi.
Yani Başkomiser Strongun bir şeyi serbest bıraktığını mı düşünüyorsun?
Başkomiser Stronga söyledim ama dinlemek istemedi.
Başkomiser Stronga söyledim ama dinlemek istemedi.
Başkomiser Strongun, Eggersın eşiyle yasak ilişkisi vardı.
Şef Stronga söyledim, fakat o bunu duymak istemedi.
Bay Charles Strongun Small Heathdeki, mülkleri için.
Dorothy Fisher ve Edith Strongu tanıyor musunuz?
Bu prizmalar tam Dave Strongluk.
Yani, geçen hafta bununla kaçıp Rebecca Strongu öldürmüş olabilir.
Yani, geçen hafta bununla kaçıp Rebecca Strongu öldürmüş olabilir.
Her şey. Avlusunu alacağımı Bay Stronga söylersin.
Çalan kişi Al Strongdu.
Her şey. Avlusunu alacağımı Bay Stronga söylersin.
Mülkleri için. Bay Charles Strongun Small Heathdeki.
Mülkleri için. Bay Charles Strongun Small Heathdeki.
William Strongu götürdü efendim.
Cody Strongun, sanki tabağındaki son pastırmaya bakar gibi bakışlarına maruz bıraktın!